BİR FOTOĞRAFIN ARDINDAN

Fotoğrafın arka yüzündeki yazı aslında her şeyi anlatıyor. Ama bugünümüzden bu kareye ve bu satırlara bakıp da içlenmemek mümkün mü?

Ne oldu bize?

Bu Ülkeye, Trakyalılara, Yanıkağıllılara ne oldu?

Biz bu mücadeleci, kolektif, direnen ruhu nasıl kaybettik?

Neden artık halkımızın içinden bir Saim Cesur çıkaramıyoruz?

Bizim ilerici, aydın, yol gösterici insanlarımız ne oldu?

Bizler bu insanların bıraktığı mirasa neden sahip çıkamadık?

Biraz da çuvaldızı kendimize batıralım mı?

Bizim nesil — babalarımız dâhil — büyük bir sermayeyi, büyük bir mirası heba etti. Çarçur etti. Kendimi ayrı tutmadan söylüyorum bunu.

Benim dedemin yaklaşık 150 dönüm tarlası vardı. Kendi çapında bir sermayedardı. Çiftçiydi.

Ne oldu o topraklara?

Senin dedenin toprakları ne oldu?

“Dedem öldü, bölüşüldü” deniliyor.

Yok, öyle bir şey.

Bugün 150 dönüm tarla kabaca 300 milyon ediyor.

Peki o artı değer ne oldu?

Paylaşılan hisseleri topla bakalım; toplamı 300 milyon yapıyor mu?

Sevgili hemşerilerim,

Sayın yurttaşlarım;

Biz kandırıldık.

Mülklerimizi elimizden aldılar.

Hem de hiçbir zorlama olmadan.

Bu düzene biz razı olduk.

En ufak bir direnç emaresi göstermeden…

Bırakın Trakya çiftçileriyle bir miting düzenlemeyi; bugün köylerde, hayrına, imece usulü beş traktör bile toplayamazsınız.

Bre Saim Dede,

Sen ne güzel bir adammışsın.

Ne mangal gibi bir yüreğin varmış.

Adın gibi cesur bir adammışsın sen!

Bizi affet.

Biz, sizin neslinize layık olamadık.

Kültürel mirasınızı taşıyamadık.

Topraklarınızı muhafaza edemedik.

Sizin direnen kişiliklerinizi kuşanamadık.

Bizi affedin.

halukecevit@gmail.com