“Metin Abi”

Kapaklı siyasetinin uzun yıllardır içinde olan isimlerden biri Metin Kanat. Kapaklı Belediye Meclis Üyesi, aynı zamanda grup başkan vekili ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi. Yani sıradan bir meclis üyesi değil; bulunduğu makam gereği konuştuğunda dikkat çekmesi, yön vermesi, gündem oluşturması gereken bir isim.

Kapaklı siyasetinin uzun yıllardır içinde olan isimlerden biri Metin Kanat. Kapaklı Belediye Meclis Üyesi, aynı zamanda grup başkan vekili ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi. Yani sıradan bir meclis üyesi değil; bulunduğu makam gereği konuştuğunda dikkat çekmesi, yön vermesi, gündem oluşturması gereken bir isim.

Ben kendisine yıllardır “Metin Abi” diye hitap ettiğim için bu yazıda da öyle bahsedeceğim.

Şunu açık söylemek gerekiyor; Metin Abi’nin siyasetteki en büyük problemlerinden biri konuşmayı yönetememesi. Belki iyi niyetli, belki samimi ama meclis kürsüsünde samimiyet tek başına yeterli olmuyor. Çünkü siyaset biraz da ne söylediğini bilme, onu doğru zamanda ve doğru şekilde aktarabilme işi.

Ne zaman kürsüye çıksa konu birkaç dakika içinde dağılıyor. Bir bakıyorsunuz altyapıdan giriyor, sonra geçmiş dönem hesaplaşmalarına geçiyor, ardından tamamen alakasız başka bir başlığa atlıyor. Konuşmanın sonunda ise ne anlattığı tam olarak anlaşılmıyor. En kötüsü de şu; bazen kendisi bile başladığı noktadan uzaklaşıyor.

Hal böyle olunca mecliste ağırlık koyması gerekirken tam tersine etkisiz bir görüntü ortaya çıkıyor. Özellikle Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer tarafından defalarca toparlanması, konudan çıkmaması ve konuşmasını kısa tutması yönünde uyarıldığına birçok kişi şahit oldu. Bir grup başkan vekilinin sürekli toparlanması gereken kişi konumuna düşmesi, siyaseten çok güçlü bir görüntü vermiyor.

Çünkü grup başkan vekilliği makamı lafı uzatma makamı değil, sözü etkili kullanma makamıdır. Orada insanlar hitabet görmek ister, hazırlık görmek ister, siyasi ağırlık görmek ister. Sürekli dağılan, birbiriyle bağlantısız cümlelerden oluşan konuşmalar bir süre sonra hem meclisin dikkatini kaybettiriyor hem de makamın ciddiyetine zarar veriyor.

Açık konuşmak gerekirse Metin Abi bazen muhalefet etmeye çalışıyor ama neye muhalefet ettiği tam anlaşılmıyor. Eleştiri yapayım derken konunun omurgasını kaybediyor. Karşı taraftan gelen ilk ciddi cevapta da bütün konuşma dağılıyor. Bu da yapılan eleştirinin etkisini azaltıyor.

Üstelik günümüz siyaseti artık eski dönem siyaseti değil. İnsanlar artık sadece yüksek sesle konuşana değil; veriye hakim olana, kısa ve net konuşana, kürsüye hazırlıklı çıkana değer veriyor. Sosyal medya çağında yapılan her konuşma saniyeler içinde yayılıyor. Dağınık bir konuşma sadece meclis salonunda kalmıyor, kamuoyunda da zayıf bir izlenim bırakıyor.

Metin Abi’ye buradan birkaç dostane ama net tavsiye vermek lazım.

Metin Abi, artık şu “aklıma geldikçe konuşayım” siyasetinden çıkman gerekiyor. Her bildiğini aynı konuşmanın içine doldurmaya çalıştığında ortaya siyasi konuşma değil, dağınık bir sohbet çıkıyor. İnsanlar kürsüde spontane dertleşme değil, net fikir görmek istiyor.

Bir diğer konu da hazırlık eksikliği. Meclise hazırlıksız çıktığın çok belli oluyor. Çünkü konuya hakim olan biri neyi nerede söyleyeceğini bilir, hangi noktada vurgu yapacağını bilir, karşı taraftan gelecek cevaba da hazırlıklı olur. Ama sende çoğu zaman ilk itirazda bütün düzen bozuluyor.

Ve belki en önemlisi… Sürekli konuşmak, etkili siyaset yapmak anlamına gelmiyor. Bazen iki cümleyle salonu susturan insanlar vardır, bazen de yarım saat konuşup geriye hiçbir şey bırakmayanlar. Maalesef Metin Abi şu an ikinci gruba daha yakın bir görüntü veriyor.

Kapaklı’da seni tanıyan çok insan var. Yılların verdiği bir siyasi birikim de var. Ancak artık insanlar sadece “eski siyasetçi” görmek istemiyor. Donanımlı, ne dediğini bilen, kürsü hakimiyeti olan, hazırlıklı siyasetçi görmek istiyor.

Çünkü siyaset kürsüsünde önemli olan mikrofonda ne kadar kaldığın değil, o mikrofonu ne kadar doldurabildiğindir.