DOLAR

45,7174$% -0.06

EURO

53,5343% 0.8

STERLİN

62,0757£% 0.36

GRAM ALTIN

6.712,04%1,22

ÇEYREK ALTIN

11.079,00%1,53

TAM ALTIN

44.167,00%1,55

ONS

4.569,36%1,34

BİST100

13.890,91%0,60

DOLAR

45,7174$% -0.06

EURO

53,5343% 0.8

STERLİN

62,0757£% 0.36

GRAM ALTIN

6.712,04%1,22

ÇEYREK ALTIN

11.079,00%1,53

TAM ALTIN

44.167,00%1,55

ONS

4.569,36%1,34

BİST100

13.890,91%0,60

a
ff
ff
Güncellenme - Mayıs 25, 2026 09:25
Yayınlanma - Mayıs 25, 2026 09:25

DSÖ Raporu Tıp Dünyasını Sarsıyor: Kanser Vakalarının Yüzde 38’i Önlenebilir Nedenlerden Kaynaklanıyor

Küresel sağlık gündeminde geniş yankı uyandıran yeni bir bilimsel araştırma, kanserle ilgili bilinen birçok algıyı yeniden tartışmaya açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğünde hazırlanan ve Nature Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı analiz, dünya genelindeki kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını ortaya koydu.

ff
ff

Küresel sağlık gündeminde geniş yankı uyandıran yeni bir bilimsel araştırma, kanserle ilgili bilinen birçok algıyı yeniden tartışmaya açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğünde hazırlanan ve Nature Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı analiz, dünya genelindeki kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını ortaya koydu.

Rapora göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 19 milyon yeni kanser vakası tespit edilirken, bu vakaların yaklaşık yüzde 38’inin değiştirilebilir nedenlerle ortaya çıktığı belirlendi. Uzmanlar bu oranın, her 10 kanser vakasından yaklaşık 4’ünün doğru yaşam tarzı ve etkili sağlık politikalarıyla engellenebileceği anlamına geldiğini vurguluyor

“Kanser kader değil, büyük ölçüde önlenebilir”

Araştırmada en dikkat çekici noktalardan biri, kanserin önemli bir kısmının aslında “kaçınılmaz bir hastalık” olmadığı yönündeki güçlü bulgular oldu. DSÖ uzmanları, özellikle tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerin kontrol altına alınması halinde milyonlarca vakanın önlenebileceğini belirtiyor.

Çalışma, kanser yükünün ülkeler ve bölgeler arasında farklılık gösterdiğini ancak ortak paydada “değiştirilebilir risk faktörlerinin” büyük rol oynadığını ortaya koyuyor.

En büyük tehlike: Tütün kullanımı

Analizin en çarpıcı verilerinden biri tütün kullanımına ilişkin. Sigaranın tek başına dünyadaki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15’inden sorumlu olduğu, erkeklerde ise bu oranın yüzde 23’e kadar çıktığı bildirildi.

Uzmanlara göre sigara;

  • Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünü tetikliyor
  • Kalp ve damar hastalıklarıyla birlikte ölüm riskini ciddi oranda artırıyor
  • Pasif içicilik yoluyla da çevresindekileri etkiliyor

Araştırmacılar, tütünle mücadelede alınacak her önlemin doğrudan kanser yükünü azaltacağını vurguluyor.

Alkol ve diğer yaşam tarzı riskleri

Sigaranın ardından en önemli ikinci risk faktörünün alkol tüketimi olduğu belirtiliyor. Rapora göre alkol, küresel kanser vakalarının yaklaşık yüzde 3,2’sinden sorumlu.

Bunun yanında şu faktörler de risk grubunda yer alıyor:

  • Obezite ve fazla kilo
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Sağlıksız beslenme düzeni
  • İşlenmiş gıda tüketimi
  • Uyku düzensizliği ve stresli yaşam tarzı

Uzmanlar özellikle modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yüksek kalorili beslenmenin son yıllarda kanser riskini artıran önemli faktörler haline geldiğine dikkat çekiyor.

Çevresel faktörler de büyük tehdit

Raporda sadece bireysel alışkanlıklar değil, çevresel etkenler de detaylı şekilde incelendi. Hava kirliliği, UV radyasyona maruz kalma ve bazı endüstriyel kimyasalların da kanser riskini artırdığı belirtildi.

Özellikle büyük şehirlerde artan hava kirliliğinin akciğer kanseri riskini yükselttiği, güneş ışınlarına kontrolsüz maruz kalmanın ise cilt kanseri vakalarını artırdığı ifade edildi.

Enfeksiyon kaynaklı kanserler: Sessiz risk

Çalışmanın önemli başlıklarından biri de enfeksiyonların kansere etkisi oldu. Rapora göre dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10’u enfeksiyon kaynaklı.

Özellikle:

  • İnsan Papilloma Virüsü (HPV)
  • Hepatit B ve C virüsleri
  • Helicobacter pylori bakterisi

gibi etkenlerin kanser gelişiminde önemli rol oynadığı belirtildi.

Kadınlarda rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri olan HPV’ye karşı etkili bir aşının bulunmasına rağmen, aşılama oranlarının birçok ülkede yeterli seviyede olmadığı vurgulandı.

“Aşılar hayat kurtarıyor ama kullanım yetersiz”

Uzmanlar, HPV aşısı gibi koruyucu sağlık uygulamalarının kanserle mücadelede kritik rol oynadığını belirtiyor. Ancak dünya genelinde aşılama oranlarının düşük olması nedeniyle önlenebilir birçok vaka hâlâ ortaya çıkıyor.

Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde sağlık hizmetlerine erişimdeki eksikliklerin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığı ifade ediliyor.

DSÖ’den hükümetlere ve toplumlara çağrı

DSÖ Kanser Kontrolü Ekip Lideri André Ilbawi, çalışmanın sonuçlarının küresel sağlık politikaları açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bu analiz, kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebilir olduğunu açıkça gösteriyor. Ülkeler doğru politikaları uygular, bireyler yaşam tarzlarını değiştirirse milyonlarca hayat kurtarılabilir.”

Uzmanlar ayrıca hükümetlere şu alanlarda acil adım çağrısı yaptı:

  • Tütün ve alkol vergilerinin artırılması
  • Sağlıklı beslenme politikalarının desteklenmesi
  • Hava kirliliğinin azaltılması
  • Aşılama programlarının yaygınlaştırılması
  • Halk sağlığı farkındalık kampanyaları

“Mücadele sadece tedaviyle kazanılamaz”

Araştırmacılar, kanserle mücadelenin sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, başlamadan önce yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Önleyici sağlık politikalarının güçlendirilmesi halinde küresel kanser yükünün ciddi oranda azaltılabileceği belirtiliyor.

Uzmanlara göre küçük yaşam tarzı değişiklikleri bile büyük fark yaratabiliyor. Sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişim, kanser riskini önemli ölçüde düşüren temel adımlar arasında yer alıyor.

Sonuç: “Risklerin büyük bölümü bizim elimizde”

DSÖ’nün yayımladığı bu kapsamlı rapor, kanserin yalnızca genetik ya da kaderle açıklanamayacak kadar büyük ölçüde yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Uzmanların ortak mesajı ise net:
“Kanserle mücadelede en güçlü silah, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi değil; başlamadan önce alınan önlemlerdir.”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Uzmanından Bayram Sofrası Uyarısı: “Birkaç Günlük Diyet Bozma Ciddi Sağlık Sorunlarına Yol Açabilir”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.