46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
6.409,16%-3,23
10.625,00%-2,64
42.382,00%-2,58
4.329,50%-3,25
13.694,19%-1,28
46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
6.409,16%-3,23
10.625,00%-2,64
42.382,00%-2,58
4.329,50%-3,25
13.694,19%-1,28
Toplumda nadir görülen ancak tanı konulmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen Herediter Anjiyoödem (HAÖ) hastalığına dikkat çekmek amacıyla 16 Mayıs Herediter Anjiyoödem Farkındalık Günü kapsamında önemli bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Takeda Türkiye’nin desteğiyle, Klinik İmmünoloji Derneği, Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Ulusal Nadir Hastalıklar Derneği (NADHAS) ve Herediter Anjiyoödem Hasta Derneği (HAÖDER) iş birliğinde hazırlanan özel video çalışmasıyla, hastalık hakkında toplumun bilinçlendirilmesi ve erken tanının öneminin vurgulanması hedefleniyor.
Uzmanlar, nadir hastalıklar arasında yer alan Herediter Anjiyoödemin, belirtilerinin farklı hastalıklarla karıştırılabilmesi nedeniyle çoğu zaman geç teşhis edildiğini belirtiyor. Bu durumun ise hastaların hem sağlık durumunu hem de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor.
Takeda Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kula, Herediter Anjiyoödemin genetik geçişli bir hastalık olduğunu belirterek, hastalığın çoğu zaman yüz, dudaklar, eller, ayaklar ve kollarda meydana gelen şişlik ataklarıyla ya da şiddetli karın ağrılarıyla kendini gösterebildiğini söyledi. Kula, “Yaklaşık her 50 bin kişiden birinde görülen Herediter Anjiyoödem, nadir bir hastalık olmasına rağmen etkileri oldukça ciddi olabilmektedir. Özellikle boğaz bölgesinde gelişen şişlikler, hava yolunu daraltarak yaşamı tehdit eden sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması ve gerekli sağlık kontrollerinin zamanında yapılması büyük önem taşımaktadır” dedi.
Hastalığın kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görüldüğünü ifade eden Dr. Kula, çoğu vakada belirtilerin çocukluk döneminde ortaya çıkmaya başladığını söyledi. Hastalık ataklarının genellikle iki ila beş gün arasında sürdüğünü belirten Kula, stres, enfeksiyonlar, travmalar, cerrahi işlemler ve bazı ilaçların atakları tetikleyebildiğini, ancak bazı durumlarda herhangi bir tetikleyici olmaksızın da atakların gelişebildiğini kaydetti.
Uzmanlara göre Herediter Anjiyoödemin en önemli sorunlarından biri tanı sürecinde yaşanan gecikmeler. Karın ağrısı, mide-bağırsak şikayetleri veya farklı bölgelerde oluşan şişlikler nedeniyle hastalar uzun yıllar farklı branşlarda tedavi görebiliyor. Bu durum hem gereksiz tıbbi işlemlere yol açabiliyor hem de hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor.
16 Mayıs Herediter Anjiyoödem Farkındalık Günü kapsamında hazırlanan video çalışmasının temel amacı da bu konuda toplumsal farkındalığı artırmak ve hastaların doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak oldu. Çalışmada, Herediter Anjiyoödem hastasının yaşadığı zorluklar gerçek yaşam örnekleri üzerinden anlatılarak, erken tanının ve doğru tedaviye ulaşmanın önemi gözler önüne serildi.
Herediter Anjiyoödem Hasta Derneği Başkanı Gökben Yurdakul da hazırlanan videonun toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirterek, “Herediter Anjiyoödemli bir hastanın yaşadıklarını anlattığımız bu çalışma ile hastalığın bilinirliliğini artırmak istedik. Pek çok kişi yaşadığı belirtilerin nedenini uzun süre öğrenemeyebiliyor. Bu nedenle doğru bilgiye ulaşmak ve belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzman hekime başvurması büyük önem taşıyor. Erken tanı, hastaların yaşam kalitesini artıran en önemli unsurlardan biridir” ifadelerini kullandı.
Sağlık uzmanları, özellikle tekrarlayan şişlik atakları yaşayan, nedeni açıklanamayan karın ağrıları bulunan ve aile bireylerinde benzer şikayetler görülen kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini vurguluyor. Nadir görülen hastalıklar arasında yer almasına rağmen Herediter Anjiyoödemin erken teşhis edilmesi halinde hastaların yaşamlarını daha güvenli ve kontrollü şekilde sürdürebildiği belirtiliyor.
16 Mayıs Herediter Anjiyoödem Farkındalık Günü kapsamında yürütülen çalışmaların, hastalık hakkında toplumdaki bilgi düzeyini artırması, tanı süreçlerinin hızlanmasına katkı sağlaması ve daha fazla hastanın doğru tedaviye ulaşmasına destek olması hedefleniyor. Uzmanlar, nadir hastalıklarla mücadelede farkındalık çalışmalarının en az tedavi kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, toplumun bilinçlendirilmesinin erken tanı oranlarını artırmada kritik rol oynadığını ifade ediyor.
SİGARA BIRAKMA MÜCADELESİNDE YENİ DÖNEM: AKADEMİ KURULDU
1
Bilim İnsanları, Gerçek Et Gibi Kendini İyileştirebilen Yapay Et Dokusu Üretti
836 kez okundu
2
Ünlü Rapçi Snoop Dogg, Oyuncu ve Spiker Olarak Bir Oyuna Resmen Eklendi
721 kez okundu
3
Mad Max: Fury Road’un Devam Filmiyle İlgili Heyecanlandıran Açıklama
701 kez okundu
4
Apple’dan Tartışılacak Karar: 2021 iPhone’larda Bağlantı Noktası Olmayacak
690 kez okundu
5
Apple Mac Pro’nun Resmi Satış Tarihi Belli Oldu
662 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.